önüme koydular bunları
"buyrun efendim bu sizin payınıza düşen"
"yerseniz"
yiyemedim
sana çok kez gitme dedim de
daha da gel demedim
diyemedim
uzaktın
uzaktasın ve yabancısın
değiştim bu kadar zamanda
sen yokken
ben yokken sen nasıl değiştin
-ki aşktı zamanında güzel olan ve sarsan benliğimizi-
kimler diyordu
aşka aşıkız diye
var mı ötesi
yalanların
-ki umuttu bizi yarına taşıyan-
insanlık derin bir girdap
kendini ehlileştirmek için
ne kelimeler uyduruyor
nur cemalimizde bir
astar kalmış
kaşıkçı elması bile
yetmez onu almaya
-ki gururdu bizi uzaklara taşıyan-
herkes birbirine yabancı
en yakın iki yabancıydık
artık o bile değiliz
sen yokken çok değiştim
ben yokken değişimin mi
umurumda bile değil
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder