"bir sokakta sevdiğiniz biri yaşarsa orası dünyanız olur" demiş ya lawrence amca düşündümde adam ne çektiyse hangi sokağa taşındıysa yada kaç sokak değiştirmişse.. dünyam olacak sokaktan o kadar uzaktayım ki
sokağın yolunu unutmak yada hiç gitmemiş gibi bir hisse kapılmak. yabancılaşması sana en yakınındakinin senden yakın olanın sana artık o sokakta değilim demesi dayanılmaz bir hafiflik..
alelade bir sokaktan geçerken esen rüzgarın umarsızca "eski aşklarını hatırla" deyip esişine devam etmesi.
ağlama seanslarının başlamasında etkin olduğu için takındığı bencilce ve takmaz bir edayla "ağlamaman için hiç bir neden yok sıra sende" demesi.
boş sokakta sadece ayak seslerini duyuşun ve sessizce yanında soluk alan eski aşklarının siluetleri, çıkmaz olmasın bu sokak deyip kime ettiğini bile bilmediğin temenni sözcükleriyle yola koyuluşu ayaklarının. çıkarıp cebinden tabakanı oyalar diye umduğun sigaranı sarma başlar ve bilirsin aklındadır -hep dolanır aklından çıkmak bilmeden- yalnızsın etrafında sadece siluetler yalnızsın yalnız doğmuştun ve yalnız ölecektin lakin nedendir bu arada yalnız yürüyüşün kısa fakat bir o kadarda uzun yolu.
hayatın sana sunduğu paketlerdeki "ister misinler?" etrafında dolanan eski aşklarının "aşklar komedyası" ve onu izlemen hayatın boyunca izlemek zorunda kalışın itiraz etme lüksünü bile elinden alan "kaderler-kısmetler"
yalnızım yalnızlıktan şakaklarım ağrımakta ve sigaralar sararım üst üste ağır tütün kokusuyla öldürmeye çalışırım "aşklar komedyası"'nda ki oyuncuları teker teker beyhude bir tutum olasa da..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder