iyi bir insan olduğumu söylüyorlardı
kimlerdi söyleyen hatırlamıyorum yavaş yavaş gittiler beni bırakıp gittiler
hastaymışım kim diyor hasta olduğumu kim inandırabilir beni
gittiler birer birer gittiler yalnız kaldım
olsun ben zaten yalnızlığı severim hem bak koca şehir bana kaldı
biri olsaydı top oynardık biraz koşar yorulur sonra da bir şeyler yemeye giderdik
kimse kalmadı beni bırakıp gitti herkes yalnızım
o nasıl gitti peki beni neden yalnız bıraktı
hani sevgilimdi hani beni seviyordu o da gitti tanrı gibi önce ona inanmam için beni güzel laflarla
vaatlerle kandırdı ve tanrı gibi o da beni terk etti
herkes gitsin umurumda değil o niye gitti ki
o gitmeseydi şimdi ona yumurta yapardım hemde en sevdiğinden unlu olanından
olsun şehir bana kaldı istediğim yere kimseye bir şey demek zorunda kalmadan girebiliyorum
bu şehrin başkanı da benim allahı da
ben tekim hepsi gitti yalnızım olsun ben zaten yalnızlığı severim
bir sürü araba var şehirde hiç binmediğim modellere bindim hemde hiçbiri kilitli değil biliyor musun
bütün evlerin dükkanların aklına gelecek her şeyin kapısı açık ben buraların efendisiyim
ama kimse yok hayvanlar bile gitti yavaş yavaş hepsi terk etti beni
ellerim kıpkırmızı yüzümde öyle ben kırmızıya bayılırım
gözlerim kırmızı siyah olmuş böyle çok güzel görünüyorlar ama başka birini bu şekilde gördüğümü hatırlamıyorum ben gerçekten hasta mıyım yok canım ne hastası ben tanrıyım ve istediğim gibi renklere sahip olurum, tanrılar neden hep yalnızdır onca yarattığının biri mi yanında kalmaz ona yarenlik etmez
duyuyor musun sesleri bulutlar bu tarafa doğru geliyorlar uzun zaman oldu yağmur bile yağmadı belki yağmur yağar da buralar biraz temizlenir belki hastalıkta biter ne hastalık mı yok canım ne hastalığı kirliliği kast ediyorum
buralar çok kirli
o neden gitti hani beni seviyordu
küçükken annem anlatırdı bana tanrı herkesi severmiş herkesin her daim yanında olurmuş o çoktan gitti annemde beni kandırmış belki de annemi de kandırmışlardı
ben o neden gitti o gece saçlı kız neden gitti
hani beni hiç bırakmayacaktı
keşke o da hasta olsaydı yanımda kalırdı koca şehirde ikimiz yaşardık kocaman parklarında koşardık
gitti o da herkes gibi gitti
ben hastayım sanırım hastayım ve yalnız bir hastayım hani hasta olunca elini tutan sana bakan birileri olurdu hastayım diyorum işte neden kimse gelmiyor tanrı bizi kandırmış tanrı aslında kendini kandırmış ben tanrının sızlayan beyniyim..
30 Ocak 2011 Pazar
29 Ocak 2011 Cumartesi
16 Ocak 2011 Pazar
geleceksin yada gelirim..
ne zaman doldu bu kadeh az önce içmemiş miydin
şerefe deyip kaldırmamış mıydık mutluluğumuza
bir kedi geçti sanki
sen nereye kayboldun
ne arıyorsun kadehimin dibinde
içsem mi seni içerime saklamak için
ya ordan bir daha çıkamazsan
haklısın zaten ordasın çıkmamaya yeminli sanki
yada çıkarılmamaya mühürlenmiş
sandalyen de boş
bizim için hazırlamıştım bu masayı ikimiz için bir kadeh
bir ben içecektim bir sen
sen bitirince doldurup ben içecektim
ben bitirince doldurup sen içecektin
nereye kayboldun daha sana anlatacaklarım vardı
yeni bir kadınla tanıştım içinde ben filizlenmişim öyle diyor
ben nasıl derim içimde senin "milli park " olduğunu
elimi tuttu biliyor musun göğsüne bastırıp sen hep yanımda ol ben sen olmasanda yanında olacam dedi
ben nasıl derim ruhumun seninle göçtüğünü
nerdesin dön hadi geri, beraber gideriz onun yanına seni gösteririm anlar o eminim
anlar içimde ki senin büyüklüğünü belki de kalır yanımızda
ama kalmasın oda üzülmesin bende
hayır bunu isteme ben seni bekliyorum ve geleceksin biliyorum olmadı ben gelirim yakında
beni ona gönderme ben sende kalayım yada sen gitsen bile benden
beni gönderme başka sahillere..
şerefe deyip kaldırmamış mıydık mutluluğumuza
bir kedi geçti sanki
sen nereye kayboldun
ne arıyorsun kadehimin dibinde
içsem mi seni içerime saklamak için
ya ordan bir daha çıkamazsan
haklısın zaten ordasın çıkmamaya yeminli sanki
yada çıkarılmamaya mühürlenmiş
sandalyen de boş
bizim için hazırlamıştım bu masayı ikimiz için bir kadeh
bir ben içecektim bir sen
sen bitirince doldurup ben içecektim
ben bitirince doldurup sen içecektin
nereye kayboldun daha sana anlatacaklarım vardı
yeni bir kadınla tanıştım içinde ben filizlenmişim öyle diyor
ben nasıl derim içimde senin "milli park " olduğunu
elimi tuttu biliyor musun göğsüne bastırıp sen hep yanımda ol ben sen olmasanda yanında olacam dedi
ben nasıl derim ruhumun seninle göçtüğünü
nerdesin dön hadi geri, beraber gideriz onun yanına seni gösteririm anlar o eminim
anlar içimde ki senin büyüklüğünü belki de kalır yanımızda
ama kalmasın oda üzülmesin bende
hayır bunu isteme ben seni bekliyorum ve geleceksin biliyorum olmadı ben gelirim yakında
beni ona gönderme ben sende kalayım yada sen gitsen bile benden
beni gönderme başka sahillere..
12 Aralık 2010 Pazar
az biraz şizoluk
A: ne zaman gece oldu anlamadım birden karanlık bastı az önce çay bahçesinde oturup çay içiyorduk
Z: yazan öyle istedi de ondan
A: ne yazanı ne diyorsun olum sen?
Z: salağa yatmasana olum biz birer kitap karakteriyiz. biri var bizi yazan ne yapacağımızı söyleyen ve bizi yönlendiren.
A: ne yani biri mi beni yönlendiriyr şimdi. madem öyle neden bunları düşünüyorum ki:)
Z: o yazdığı için tabi ki, o böyle konuşmamızı istediği için biz böyle konusuyoruz.
A: s..tir git başımdan ya dalga geçme benimle salak mı bu yazan lavuk, neden kendi yazdığı karakterin kendisi hakkında olumsuz düşünmesini yazsın ki?
Z: yazan birileri okusun diye yazıyor ve okuyanlara kendisinin nasıl muhteşem yazdığını anlatmak için böyle yazıyor işte. okuyanlar vay be adam karakterleri bile kendisi ile konuşturuyor desin karakterleri kensini eleştiriyor desin.
A: olum saçmalama ya maden zekasını konuşturacak niye kendini ele versin bu şekilde yapmak istediğini açık açık anlatsın?
Z: mesele burda başlıyor işte anlasana be olum az önce sofistike konuşmalarla tavladığın kızları anlatıyordun. nasıl zekanı kullandığını, soyutluktan dem vurduğunu anlatıyordun ne oldu bunu mu anlayamadın?
A: o halde o söylediklerimde benim fikirlerim değil biri benim yerime düşünmüş beni aracı olarak kullanmış!
Z: aferim bak anladın işte :)
A: vay p.ç kurusu vay, kendi artistliğini göstermek için beni, bizi kullanıyor demek!!
Z: olsun bak en azından varız. şimdi bizi de hatırlayanlar olacak, kimbilir belki bizi konuşacaklar:)
A: bilmem ki nasıl olur. dur dur.. bizi ne diye konuşacaklar adımız bile yok bak ne diyecekler bize. bak lan bu sözüm sana yazan her kimsen kadın veya erkek dinle bizimle prim yaptın veya yapmak için çabalıyorsun, bari bize bir isim ver okuyucu bizden bahsederken bir harften fazlası olalım..
Z: olum saçmalama bu da bir taktik anlasana
A: neymiş o taktik çok bilmiş yazarım?
Z: ayıp oluyor ama ben seninle konuşuyorum sen tutmuş ne yapıyorsun:(
A: salak mısın lan seni kim konuşturuyor sanki..
A: lan yazar bize şöyle afilli bir dünya yazsana. şöyle şahane bir ev çokça para belki birde güzel ve zeki bir kadın ha olmaz mı?
Z: bence yazmaz yazsa da oraya başka bir hüzün koyar başka bir acı verir.
A: niye lan?
Z: olum acı ve hüzündür prim yaptıran, onlar olmadan olmaz okuyucu azalır.
A: bi dur lan sen karışma belki o da tutar ne biliyon?
Z: insanlar bolca hüzünle yaşadığından çok mutlu bir yazıya masal der geçer okuma zahmetinde de bulunmaz..
A: lan dur.. dur lan napıyon bitmesin burda yazı daha çok söyleyeceğim vardı.. bırakma lan kalemi dur hadi biraz daha konuşayım olmaz mı hadi lan yazar biraz daha belki kendimi anlatırım ha olmaz mı? lan lan .....
Z: yazan öyle istedi de ondan
A: ne yazanı ne diyorsun olum sen?
Z: salağa yatmasana olum biz birer kitap karakteriyiz. biri var bizi yazan ne yapacağımızı söyleyen ve bizi yönlendiren.
A: ne yani biri mi beni yönlendiriyr şimdi. madem öyle neden bunları düşünüyorum ki:)
Z: o yazdığı için tabi ki, o böyle konuşmamızı istediği için biz böyle konusuyoruz.
A: s..tir git başımdan ya dalga geçme benimle salak mı bu yazan lavuk, neden kendi yazdığı karakterin kendisi hakkında olumsuz düşünmesini yazsın ki?
Z: yazan birileri okusun diye yazıyor ve okuyanlara kendisinin nasıl muhteşem yazdığını anlatmak için böyle yazıyor işte. okuyanlar vay be adam karakterleri bile kendisi ile konuşturuyor desin karakterleri kensini eleştiriyor desin.
A: olum saçmalama ya maden zekasını konuşturacak niye kendini ele versin bu şekilde yapmak istediğini açık açık anlatsın?
Z: mesele burda başlıyor işte anlasana be olum az önce sofistike konuşmalarla tavladığın kızları anlatıyordun. nasıl zekanı kullandığını, soyutluktan dem vurduğunu anlatıyordun ne oldu bunu mu anlayamadın?
A: o halde o söylediklerimde benim fikirlerim değil biri benim yerime düşünmüş beni aracı olarak kullanmış!
Z: aferim bak anladın işte :)
A: vay p.ç kurusu vay, kendi artistliğini göstermek için beni, bizi kullanıyor demek!!
Z: olsun bak en azından varız. şimdi bizi de hatırlayanlar olacak, kimbilir belki bizi konuşacaklar:)
A: bilmem ki nasıl olur. dur dur.. bizi ne diye konuşacaklar adımız bile yok bak ne diyecekler bize. bak lan bu sözüm sana yazan her kimsen kadın veya erkek dinle bizimle prim yaptın veya yapmak için çabalıyorsun, bari bize bir isim ver okuyucu bizden bahsederken bir harften fazlası olalım..
Z: olum saçmalama bu da bir taktik anlasana
A: neymiş o taktik çok bilmiş yazarım?
Z: ayıp oluyor ama ben seninle konuşuyorum sen tutmuş ne yapıyorsun:(
A: salak mısın lan seni kim konuşturuyor sanki..
A: lan yazar bize şöyle afilli bir dünya yazsana. şöyle şahane bir ev çokça para belki birde güzel ve zeki bir kadın ha olmaz mı?
Z: bence yazmaz yazsa da oraya başka bir hüzün koyar başka bir acı verir.
A: niye lan?
Z: olum acı ve hüzündür prim yaptıran, onlar olmadan olmaz okuyucu azalır.
A: bi dur lan sen karışma belki o da tutar ne biliyon?
Z: insanlar bolca hüzünle yaşadığından çok mutlu bir yazıya masal der geçer okuma zahmetinde de bulunmaz..
A: lan dur.. dur lan napıyon bitmesin burda yazı daha çok söyleyeceğim vardı.. bırakma lan kalemi dur hadi biraz daha konuşayım olmaz mı hadi lan yazar biraz daha belki kendimi anlatırım ha olmaz mı? lan lan .....
bilemedim ki
Böyle başlıyordu saçmalama seansları. Okkalı bir küfür salıyorum, ardından bereme sığınıp yol alıyorum güzel sıcak evime. doldurup çayımı yaktıktan sonra sigaramı değme gitsin. az önce ne olmuştu unutmuştum bile. hal bu ki unutmam demiştim hem kendimi hemde seni kandırmışım napayım böyleyim işte.
susup dinliyordum katılmıyordum oysa ki söylediklerine aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem sakal -bende öyle bir sakal var ki- hep merak ediyordum sonuç ne olacak diye baktım ki boşmuş hemde bomboş bi s..tir çektim. -içimden ama- sensiz hayal kuramazdım sanırdım ne gafilmişim arkadaş bende.
yoldan geçerken etrafta ki kaldırım taşlarını sayardım dalar giderdim kaldırımsız yolda yürümek işkence gibi gelirdi. köye gidince kaldırım olmadan da yol yürümek zevkliymiş.anlayacagınız denemeden bilemezsiniz.
susup dinliyordum katılmıyordum oysa ki söylediklerine aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem sakal -bende öyle bir sakal var ki- hep merak ediyordum sonuç ne olacak diye baktım ki boşmuş hemde bomboş bi s..tir çektim. -içimden ama- sensiz hayal kuramazdım sanırdım ne gafilmişim arkadaş bende.
yoldan geçerken etrafta ki kaldırım taşlarını sayardım dalar giderdim kaldırımsız yolda yürümek işkence gibi gelirdi. köye gidince kaldırım olmadan da yol yürümek zevkliymiş.anlayacagınız denemeden bilemezsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)