18 Şubat 2013 Pazartesi

Şehirler arası otobüs kokusu

     Şehirler arası otobüs kokan bir amca ile tanıştım. Şehirler arası otobüslerin genel geçer bir kokusu var mıdır genelde bilmiyorum da ben her şehirler arası otobüse bindiğimde (ki sık sık bunu yaparım) aynı kokuyu duyarım. Amca bana bir şeyler anlatıyordu anlatmasına fakat ben pek dedikleriyle alakadar olamıyordum. Sesi çok derinden ağır ağır geliyordu hani yüksek bir yerden geçersin de aşağılardan ama çoook aşağılardan bir su sesini andıran mırıltılar duyarsın ya onun gibi bir şey. Ben amcanın kokusuna takılmıştım. Acaba böyle bir koku satılır mı ki yurdum parfümerilerinde yada kolonyacılarında . Alsam mı ki iyi de bu kokuyu sevmiyorum her gidişimde ve gelişimde ( bu gelişler geldiğim yere göre gidişler) bunaltıyordu beni. Şoför amcalar muavinler aklıma gelirdi bide ağlayan bebekler. ağlamayan bebek olabilir mi acaba. Amca hala konuşuyor, dinlemediğimi anlamış olacak ki dürttü beni dinliyorum edası takındım o anda. Aklım o kokuda kalmıştı şaşırmıştım uzun zamandır o kokuyu duymamıştım. Gitmek geldi içimden nereye olursa diye geçirdim  sonra geçti tabi. 
      Kafam şehirler arası kokuyla, gidişle gelişle doluyken birine çarptım sonra çarpıldım. İşsizdim başı boştum çarpılasım geldiyse demek ki. Aval aval suratına baktım hiç bir şey demeden. O da bana bakıyordu ama o nasıl bakmak öyle çok hüzünlüydü. hani otobüste eve giderken yüzünü cama dayamış ve keder dolu dışarıya bakan kadınlar olur ya camdan yansımasını görürsün ve bu nasıl bir hüzündür dersin işte öyle bir hüzün. "Senin sayende  aşka inandım" diyesim geldi. Ben bir şey demeden o dedi yok yok demedi kustu. Nasıl bir kusmak hemde ağız dolusu bir haftalık yediği yemeği üzerime attı resmen. Çok sinirliydi dinledim. Acaba sevgilisiyle mi kavga etti işten mi kovuldu diye düşünürken o yüzünde ki hüzün kayboldu yerini masallarda ki kötü cadı mimiği geldi. o an " Yok yok senin sayende değil senin yüzünden aşka inandım" diyebildim ancak. Oysa ki o an uzun zamandır duymadığım kokuyla karışan kafayla onunla her yere gidebilirdim sorgusuz sualsiz. Gel demesi yeterliydi. gidecektim düşünmeden nereye diye sormadan gidecektim. 
     Sanırım artık eve gitmeliyim bu gün epey yoruldum çok çalıştım. Bunların üstüne bir çay demleyip içmeliyim. 
-Tanrı büyükte sanırım yarattıkları küçük-

10 Şubat 2013 Pazar

gel demesini bekledi

zaman doldu
artık 
gitmen gerek dedi kadın
kimse yoktu sanki karşısında 
o kadar yok sayılabilir mi bir insan


gitti adam bir şey demeden 
zaman aktı 
güneş doğdu battı
sular yandı
mermerler karardı
kadın aramadı sormadı
adam gitmeye devam etti
o kadar gitti ki 
nereye vardığını bile anlamadı
insanlarla konuştu
yalnız kaldı
yanlış yaptı
kadın aramadı


adam döndü artık kadını hatırlamıyordu
neden gittiğini unutmuştu
ve dönmesi gerektiğini düşündü
eve gitti
kadın yoktu
henüz çıkmış gibiydi evden
derli topluydu herşey 
yatak dışında
adam anımsamaya başladı
bir kadın vardı git demişti
gitmişti
gel demesini beklemişti
dememişti


kadın geldi 
adama baktı
iyi ki geldin dedi
adam yabancılaşmıştı
bakmadı kadına 
sarılmadı 
ama bu bir tepki değildi
kadın anladı

*sevgim acıyor diye geçirdi içinden*

kadın gitti
adam yine yalnızdı

-kumar bu arttırmaya devam-

27 Ocak 2013 Pazar

gece saçların

saçların
siyah uzun saçların
gece rengi saçların
özlemiş midir ellerimi

bir vardın birden yok oldun
cin değildin 
yoksa peri mi oldun

-tanrı bile şaşırdı benim mi bu kul-


25 Ocak 2013 Cuma

ara ara araşırız

olur bazen öyle 
beklersin o kadar beklersin ki
artık vazgeçmekten korkarsın
vazgeçersen daha çok kaybedersin belki
kumar aslında bu 
görüyor ve artırıyorsun
daha da artırıyorsun

-seni sevdiğimi biliyorum-

sen başkasıylasın
ben başkasıyla
ara ara araşıyoruz
konuşuyoruz da ne konuşuyoruz
bilmiyoruz
birbirimiziniz biliyoruz

-beni sevmeni bekliyorum-

beklenti sorumluluk yükler derler
öyle değil o en azından bu 
öyle değil

*bu ne güzel bir elma 
bir yarısı kırmızı
diğer yarısı da kırmızı*

aslında her şey bu kadar basit sevgilim
başka bir şey bekleriz 
şaşırmak isteriz 
fakat en sıradanı olur 

-korkma sıradan şeyler daha çekicidir-

9 Ocak 2013 Çarşamba

kız doğur

çarpık aşk idealleştirir
gülme n'olur
ya çarpılıp aşık olursam sana
kitap olmasa elimizde mesela
hayatımızda hiç gözlük takmamışsak

-güneş gözlüğü dahil-

yine aşık olur muydun?

çok kültürleniyoruz giderek sevgilim
doğur doğura bildiğin kadar 
refah bir devletimiz olur
herşeyi nedensellik içinde ele alırız

-neden burdayız-

doğur sevgilim daha da doğur
bazen sevdiğim kadınlar ölüyor
kız doğur sevgilim

-sadece bu yazı dışında kalsın nedenselliğin-

sustuk

"intihar kendini ifade etmenin en güzel adı" dedi
uzun uzun sustuk

15 Aralık 2012 Cumartesi

kötü son hepsi bu

aşkına da meşkine de
dur dur güzel başladın söze
zira güzel başlangıçları severim
hadi o vakit
aşka meşke içelim
kaldır kadehini

-sana bakmanın şerefine-

28 Kasım 2012 Çarşamba

kundurasi boyali yarim

kundurasi boyali yarim
bayirdan asagi bosa tak aksin
aksin küçüle küçüle sesin solugun

tirnagi ojeli yarim
ikisini boyayip uçünü unutmayì oynayan yarim
uzat saçlarini aksin sirtina dogru dagin
aman ha
tokalari rengarenk yarim
çekme sürmeyi
zira kararmasin gözlerin

artik uniforma giymeyecek çocuklar
antimilitarist yarim

-buralar epey soguk-

-soba gibi mevsimlik olmasin sicakligimiz-

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Kapatmalıyım

soluksuz ve çok ince konuşuyordu. sesi o kadar içten ve sıcak geliyordu ki adı Ayla imiş.


-İyi günler. Ayla ben biraz vaktiniz varsa  sizi ... bankamızın çok avantajlı kredi kartı hakkında 
bilgilendirmek istiyordum.
-Buyrun.
-Güneş bey


o kadar etkileyici bir ses nasıl olur arkadaş. sakin ol Yüksel belli etme
sonra kendini kötü hissetmesini istemezsin dimi.


-Size güneş Bey mi desem Yüksel Bey mi?
-Önemli değil ikisi de benim sonuçta
-Peki.


sen hep konuş Ayla susma şuan iliklerime kadar sarsılıyorum sesinin her tınısında


-Yüksel Bey bilmem ne kartımızla yapacağınız her alışverişte isterseniz ayakkabı bağcığı alın 13 taksit yapabiliyorsunuz. Her alışverişte ekstra yüzde sıfır nokta bilmem kaç sıfır 5 puan birikiyor.Bu puanlarınızla at yarışı bile oynayabilirsiniz.


ses çıkarma Güneş ses kaydı yapılıyordur şimdi çok ukala ve bilmiş görünme. az bekle nasılsa birşeyler soracak işte o zaman kapatalım artık daha fazla sürdürmeyelim artık birbirimize göre değiliz dersin. 


-Yüksel Bey size herhangi bir güvenlik sorusu sorarak yormayacağım. siz bu kartı almayı onayladıktan sonra en geç bir buçuk hafta içinde kapınızda olacak. onaylıyor musunuz efendim?
-bana sadece Güneş yada Yüksel de efendime beye gerek yok.
-peki Yüksel.


sen hep Yüksel de. Bana bak hikaye anlat, çay demle bana. elini tutmamı iste benden


-Aylacım ben kredi kartı kullanmıyorum ve kullanmayı düşünmüyorum.
-Efendim bana Ayla Hanım demenizi tercih ederim.


yapma Ayla şuan beni darma dağın ettin. yatakları ayırdın. yastıksız salona gönderdin. evden kovup ayakkabılarımı merdivenden aşağı fırlattın. 


-herhangi bir banka kartı kullanmak istemiyorum.
-Galip Bey bu kartla alışveriş yaptığınızda dilerseniz 3 ay 2 hafta sonra ödemeye başlayabilirsiniz.
-tamam seni de anlıyorum Gözdecim bu senin görevin. birilerinin bunu yapması lazım. Bindiğimiz otobüs şöförü bizi sallamıyor biz selam versekte. kapı komşumuzla asansörde karşılaşınca elimiz ayağımız dolanıyor birbirine. yokluktan aynı gömleği farklı günlerde 3 kişi de giyiyoruz tamam.
-Anlamadım efendim.
-3 ay 3 hafta diyordunuz.
-evet Yüksel Bey. 3 ay 2 hafta
-Yüksel
-pardon yüksel bey
-...
-...


ama olmuyor artık Ayşe hem beni evden kovdun hem de hala konuşuyorsun kaçak dövüşmek bu. ama dur demlemediğin çayın hesabını vereceksin kadın.


-Biri arıyor kapatmalıyım.


tamam yok öyle birşey de napayım ödetmem lazım bir şekilde.


-Yekta bey daha giyimdeki avantajlarından bahsetmedim ki
-Arzu ben giyim alışverişi yapmıyorum
-nasıl yapmıyorsunuz efendim.
-be çıplak dolaşmayı seviyorum
-..
hadi öptüm byy Avşarcım.

26 Temmuz 2012 Perşembe

herşey sermaye için

-herşey sermaye için sevgilim-




seni öpünce
 sokaklar insanlarla dolar
pankartlar renkli meşaleler 
herkesin elinde
ortalık mahşer kalabalığına denk olur
valilik şaşkınlıktan küçük dilini yutar
hemen bir olağan üstü hal ilanı
her tarafta polisler
panzerler su sıkıyor havaya doğru
kalabalık serinlesin diye
polisler deodorant sıkıyor kalabalığa doğru
terden kimse etkilenmesin diye


hava kuvvetleri jetlerle
kalabalığın üstüne
renkli kağıtlar dağıtır
konfetiler fenerler bırakır
jetlerin arkasından çıkan dumanla
barış işareti yaparlar


başbakanlık hemen yola 
yemek yapılan bir yer kurdurur
kimse acıkmasın diye
kimse aç kalmasın diye
kara yolları yolları trafiğe kapatır


camilerin hoparlörlerinde 
şarkılar çalar
imamlar minarelere çıkıp düet yaparlar




karnaval olur Rio'yu aratmayan
dans eden kadın ve erkekler
renk renk boyalarla yüzlerini boyamış insanlar
çekirdekçiler çekirdeği yarı fiyatına satar
biralar buz gibi dağıtılır hemde beleş


evet sevgilim sen beni öpersen
dünya güzelleşecek
biz güzelleşecez




-herşey sermaye için sevgilim-