olur bazen öyle beklersin o kadar beklersin ki artık vazgeçmekten korkarsın vazgeçersen daha çok kaybedersin belki kumar aslında bu görüyor ve artırıyorsun daha da artırıyorsun -seni sevdiğimi biliyorum- sen başkasıylasın ben başkasıyla ara ara araşıyoruz konuşuyoruz da ne konuşuyoruz bilmiyoruz birbirimiziniz biliyoruz -beni sevmeni bekliyorum- beklenti sorumluluk yükler derler öyle değil o en azından bu öyle değil *bu ne güzel bir elma bir yarısı kırmızı diğer yarısı da kırmızı* aslında her şey bu kadar basit sevgilim başka bir şey bekleriz şaşırmak isteriz fakat en sıradanı olur -korkma sıradan şeyler daha çekicidir-
çarpık aşk idealleştirir gülme n'olur ya çarpılıp aşık olursam sana kitap olmasa elimizde mesela hayatımızda hiç gözlük takmamışsak -güneş gözlüğü dahil- yine aşık olur muydun? çok kültürleniyoruz giderek sevgilim doğur doğura bildiğin kadar refah bir devletimiz olur herşeyi nedensellik içinde ele alırız -neden burdayız- doğur sevgilim daha da doğur bazen sevdiğim kadınlar ölüyor kız doğur sevgilim -sadece bu yazı dışında kalsın nedenselliğin-
kundurasi boyali yarim bayirdan asagi bosa tak aksin aksin küçüle küçüle sesin solugun
tirnagi ojeli yarim ikisini boyayip uçünü unutmayì oynayan yarim uzat saçlarini aksin sirtina dogru dagin aman ha tokalari rengarenk yarim çekme sürmeyi zira kararmasin gözlerin
artik uniforma giymeyecek çocuklar antimilitarist yarim
soluksuz ve çok ince konuşuyordu. sesi o kadar içten ve sıcak geliyordu ki adı Ayla imiş.
-İyi günler. Ayla ben biraz vaktiniz varsa sizi ... bankamızın çok avantajlı kredi kartı hakkında bilgilendirmek istiyordum. -Buyrun. -Güneş bey
o kadar etkileyici bir ses nasıl olur arkadaş. sakin ol Yüksel belli etme sonra kendini kötü hissetmesini istemezsin dimi.
-Size güneş Bey mi desem Yüksel Bey mi? -Önemli değil ikisi de benim sonuçta -Peki.
sen hep konuş Ayla susma şuan iliklerime kadar sarsılıyorum sesinin her tınısında
-Yüksel Bey bilmem ne kartımızla yapacağınız her alışverişte isterseniz ayakkabı bağcığı alın 13 taksit yapabiliyorsunuz. Her alışverişte ekstra yüzde sıfır nokta bilmem kaç sıfır 5 puan birikiyor.Bu puanlarınızla at yarışı bile oynayabilirsiniz.
ses çıkarma Güneş ses kaydı yapılıyordur şimdi çok ukala ve bilmiş görünme. az bekle nasılsa birşeyler soracak işte o zaman kapatalım artık daha fazla sürdürmeyelim artık birbirimize göre değiliz dersin.
-Yüksel Bey size herhangi bir güvenlik sorusu sorarak yormayacağım. siz bu kartı almayı onayladıktan sonra en geç bir buçuk hafta içinde kapınızda olacak. onaylıyor musunuz efendim? -bana sadece Güneş yada Yüksel de efendime beye gerek yok. -peki Yüksel.
sen hep Yüksel de. Bana bak hikaye anlat, çay demle bana. elini tutmamı iste benden
-Aylacım ben kredi kartı kullanmıyorum ve kullanmayı düşünmüyorum. -Efendim bana Ayla Hanım demenizi tercih ederim.
yapma Ayla şuan beni darma dağın ettin. yatakları ayırdın. yastıksız salona gönderdin. evden kovup ayakkabılarımı merdivenden aşağı fırlattın.
-herhangi bir banka kartı kullanmak istemiyorum. -Galip Bey bu kartla alışveriş yaptığınızda dilerseniz 3 ay 2 hafta sonra ödemeye başlayabilirsiniz. -tamam seni de anlıyorum Gözdecim bu senin görevin. birilerinin bunu yapması lazım. Bindiğimiz otobüs şöförü bizi sallamıyor biz selam versekte. kapı komşumuzla asansörde karşılaşınca elimiz ayağımız dolanıyor birbirine. yokluktan aynı gömleği farklı günlerde 3 kişi de giyiyoruz tamam. -Anlamadım efendim. -3 ay 3 hafta diyordunuz. -evet Yüksel Bey. 3 ay 2 hafta -Yüksel -pardon yüksel bey -... -...
ama olmuyor artık Ayşe hem beni evden kovdun hem de hala konuşuyorsun kaçak dövüşmek bu. ama dur demlemediğin çayın hesabını vereceksin kadın.
-Biri arıyor kapatmalıyım.
tamam yok öyle birşey de napayım ödetmem lazım bir şekilde.
-Yekta bey daha giyimdeki avantajlarından bahsetmedim ki -Arzu ben giyim alışverişi yapmıyorum -nasıl yapmıyorsunuz efendim. -be çıplak dolaşmayı seviyorum -.. hadi öptüm byy Avşarcım.
seni öpünce sokaklar insanlarla dolar pankartlar renkli meşaleler herkesin elinde ortalık mahşer kalabalığına denk olur valilik şaşkınlıktan küçük dilini yutar hemen bir olağan üstü hal ilanı her tarafta polisler panzerler su sıkıyor havaya doğru kalabalık serinlesin diye polisler deodorant sıkıyor kalabalığa doğru terden kimse etkilenmesin diye
hava kuvvetleri jetlerle kalabalığın üstüne renkli kağıtlar dağıtır konfetiler fenerler bırakır jetlerin arkasından çıkan dumanla barış işareti yaparlar
başbakanlık hemen yola yemek yapılan bir yer kurdurur kimse acıkmasın diye kimse aç kalmasın diye kara yolları yolları trafiğe kapatır
camilerin hoparlörlerinde şarkılar çalar imamlar minarelere çıkıp düet yaparlar
karnaval olur Rio'yu aratmayan dans eden kadın ve erkekler renk renk boyalarla yüzlerini boyamış insanlar çekirdekçiler çekirdeği yarı fiyatına satar biralar buz gibi dağıtılır hemde beleş
evet sevgilim sen beni öpersen dünya güzelleşecek biz güzelleşecez
-kendini eğlenceli mi sanıyorsun? +hayır -bu dünyada en çok acı çeken sensin gibi davranmayı kes +ama neyse boş ver
illa ellerini açıp ta mı dilemek gerekiyor aklından geçirince olmuyor mu büyüksün büyük olmasına da sanki biraz pervasızsın oldukça eğleniyor gibisin de eğlenmek tabi ki güzel hakkın da ne de olsa yalnızsın hep yalnızlığını dile getirip duruyorsun tekim tek deyip anlamadım insanları yalnızlığı mı özendiriyorsun hem yalnızım deyip hem insanlarla eğlenmek sanırım biraz da şımarıksın
evet var bolca acı hayata serpiştirdiğin biraz sadistlik var sende acı çekenlerden hoşlanıyorsun
-illa Mecnun mu olmak gerekiyor sana yaranmak için-
bir çay içelim dediğim için olmadı evet evet haklısın çay daha çok başarısız bir erkeği anlatıyor sanki beceriksiz avare oysa ki bir kahve deseydim belki şansım artardı kahve beyaz porselen asil evet evet kahve daha iyi olurdu
-beni aldatma-
ilginçlik olsun diye mi uzun uzun kafiyesiz yazışlar kim bilir belkide "Yunus" gibi büyük bir şair olmak zor herkesin bir derdi var bi dertli biz değiliz kül kül her taraf rüzgarlara karış ince ince pusular yol boyu engebeler
-beni söyletme-
güneş doğdu güneş battı mahallenin kedileri görmüş onlar biliyor bi boka benzemedi tüm yaptıklarımız sele tutuldu çıkmaz sokakta kaldık duvarın üstünden atlamak zor geldi bize belki de sana evet evet sana