9 Eylül 2015 Çarşamba

Mis Gibi Sokağa Çıkma Yasağımız Var

eğer uğrarsan buraya çok seversin
bak her tarafta hendek var
kurşunlanmış evler göreceksin
kandan yıkanmış ama hala kan izleri olan sokaklar
plakasız numarasız polis araçları göreceksin
tedirginliğin vücut bulmuş halini de

yok canım olur mu
biz 2015'teyiz
artık internetlerimiz var
ha ne kadar giremesekte
akıllı telefonlarımız var
tüh şebekeler kesik

bak sokağa çıkma yasağının ne olduğunu bilmiyordun
aslında biliyordun da
sadece gazetelerde kitaplarda okudun
gel gel
bizim hala mis gibi sokağa çıkma yasağımız var
OHAL'de belki çocuktun hatırlamazsın
sadece okudun
devletimiz bizi üzer mi hiç
alsana gül gibi OHAL
hem de gayrı resmi


çok insan öldü ölüyor
işte bunu hep biliyorsun
her gün görüyor okuyorsun
insan cesetleri buzdolabına kaldırılıyor
çünkü gömemiyorsun
ölünün arkasından rahat rahat yürüyüp ağlayamıyorsun
çünkü mezarlığa giden yollar kapalı

bak
şaşır
doktora gidemeyen insanlar
ilaçlarını alamayan
ekmek bulamayan
bebeğine içirecek süt bulamayanlar


çok geliştik biz çok...

21 Haziran 2015 Pazar

Normal mi?

İnsan neden kendini hep zor duruma sokmaya çalışır? 
Kafasını karıştırmak 
kendini hep aşağı çekmeye uğraşır. 


Bazen bazı şeyler 
göründüğü anlama gelmiyor azizim. 


Kendimizi gerçekleştirmek uğruna 
kendimizi daha çıkılmaz durumlara sokarız. 
Birine doğru düzgün 
senden hoşlanıyorum diyemiyoruz 
seninle konuşmak beni mutlu ediyor diyemiyoruz.

Kendimize hep sınırlar çekmişiz 
kendimize hep olmayacak şeyler söyleyip 
kendi cümlelerimizin kölesi olmuşuz.

18 Haziran 2015 Perşembe

Belli ki

-Bazen birlikte olup susmaktır
Yada ayrıyken sürekli konuşmak-

İçim acıyor beklemekten
Korkaklık tam bana göre
Saçma değil midir
Karşıdakinin anlamasını beklemek
Beklemek can sıkıyor

Pis bir romantiğim belki
Belli ki bunu da çok abartıyorlar
Yan yana olmak yeterince romantik değil mi
İlla başka şey mi gerekli
Mesela içimde 
“Senden birşeyler peydah oldu” demek
Yetmiyor mu romantik olmaya

-Geçiniz efendim geçiniz
Takılmışız işleve 
İşimiz zor-

Zaman dar 
Bu kadar dar zamana ne sığdırabiliriz
Ya da sen ister misin bir şeyler sığdırmak
Tabi canım benimle birlikte
Yani senle ben birlikte
Sarılıp uyusam
Hem bak uykum da kaçmaz artık

-zor susmak belki
Belli ki salaklık
Tabi ki salağım-

22 Mayıs 2015 Cuma

zencefil

Saçların kızıldı, kısaydı
Bitti
Bitmeseydi; sabahları beraber uyanırdık
Birlikte çay içerdik, kahvaltı yapardık
Şemsiyesiz yağmurda dolaşırdık
Sen hasta olurdun sana zencefilli çay yapardım Öperdim ben de hasta olurdum
İçimde kalmazdın
İçimde olurdun
Tembellik ederdik ara ara işi asardık
Sonra tanıdık doktordan rapor alırdık
Kimse bilmesin diye hasta olmadığımızı
Gezip dolanırken fotoğraf çekinmezdik
Bitmeseydi
Karavan alırdık 
Kamp yerlerini dolaşırdık dolaşabildiğimiz kadar
Japonya'ya giderdik hayran hayran bakınırdık etrafımıza
Önümüze gelene animeleri sorardık 
Bizden tiksinirlerdi
" Bu ne görgüsüzlük" diye iç geçirseler de yüzümüze vurmazlardı
Çadırda kalırdık
Karavanda uyurduk
Evimiz olmazdı yurdumuz olmazdı
Sadece biz olurduk
Ama bitti.

24 Mart 2015 Salı

Garson

 Garson uzaktan uzaktan bizi kesiyordu, hiç görmemiş gibi sanki orda olduğunu bilmiyormuş gibi uzun uzun, yaya yaya menüye bakmaya devam ettim. Ayşe zaten kararsızdır beni bekliyor şunu yiyelim mi dememi. Ben de anın tadını çıkarıyorum. Garson siparişi ha verdik ha verecez diye gidemiyorda; bu kadar bekledikten sonra gitmek insana koyar. Hani araba beklersin bi durakta ve gelmez az aşağıdaki durağa gitsen daha çabuk araba geleceğini bilirsin de yine bu kadar bekledikten sonra gitmezsin ya geldi gelecek diye işte tam öyle bi durumda garson. Kendi kendime eğlenirken ve bunu daha da uzatacakken Ayşe karar verdi ben şunu yiyecem dedi ben o an garsonu ve aramızdaki durumu unuttum Ayşe'ye şaşırmaya başladım. İlk defa karar vermişti birşeye ama benim hevesimi de kursağımda bırakmıştı. O an soğudum. Anlatsam " bu ne biçim bahane lan" der ve küfürü basardı. Ama o an kafamda bitmişti. Ayşe bebeğim artık biz birlikte olamayacaz üzgünüm garsonla arama girdin. Hem hiç olmaman gereken yerde aşırı kararlı oldun. Buda seni tanıyamadığımı ve tahminlerimin yanlış OLDUĞUNU gösterdi. Ben bu durumu kaldıramam kusura bakma. 
    Sonra ayaklandım çıkacam "Ayşe nereye der gibi baktı, tuvalete de mi gitmeyek der gibi baktım. Garson yeter verin artık şu siktiğim siparişini der gibi baktı. Ayşe bana ben garsona garson Ayşe'ye baka baka tam 17sn geçti. Nerden mi biliyorum tam karşımda ki duvarda dijital saat var ve üstün matematik bilgimi kullanarak hemen çıkarma işlemi yaptım ve buldum. Zaten hep matematiğim iyi olmuştur ama işte okuyamadık ki malum fakirlik" ne diyorum LAN ben okudum ya hem de hala okuyorum mal ben kendi kendimin canını sıkıyorum saçma sapan boş boş konuşmalarla. Neyse tuvalete gitmekten vazgeçtim, Ayşe bakmaktan vazgeçti, garson siparişi almaktan vazgeçti. İşte sonra uyandım ve kendime küfür etmeye başladım yatakta bu ne boktan rüya LAN. Rüyaların bile aşırı boktan ve anlamsız.

23 Ocak 2015 Cuma

Boş mezar

kar yağıyor cesedine
küfür dolaşan mezarlıkta
kaç ölü oldu isimsiz
kaç mezar boş 
hendek dolu her yanın
yoksun 
hangi deliğe attılar 
kaç oldu saat

sen bir ölüsün yaşayanlar dünyasında
"yaşayanlar ne yaşıyor" diye diye
dolandın 
gitme vaktin gelmedi mi
kaç oldu saat

sen yoksun azizim sen bir ölüsün
anlatma boşuna
harcama nefesini
sen yoksun 
nefes alan bir cesetsin sadece
öldürdüler seni
gördüm
kendi gözümle gördüm
iki kurşun sıktılar biri sırtına geldi 
birini de 
neyse azizim 
sen bir ölüsün başka türlüsü olmaz 
cesedine bir gazete örtüler
gördüm kendi gözümle gördüm
aldılar cesedini kılımı kıpırdatamadım
cesedini boş bir dağ mezarlığına attılar
gömemedim azizim seni gömemedim
kızma bana korkağın tekiyim ben biliyorsun
sahi kaç oldu saat
evden beklerler beni gitmeliyim
mezarlığına git dolanma buralarda
bir daha öldürürler
kaldıramam!

19 Kasım 2014 Çarşamba

herkes gibisin

Bir anda bittin içimde
bir çığ gibi doruklarımdan akıp gittin
kalbim kırılmadı, incinmedim
sanırım sende her gibisin artık
biranda unuttum seni
birden yabancıydın bana
oysa ki sen değil miydin
ırmaklar çağlatan kalbimde
güneşten daha parlak gelen
geceden daha karanlık olan 
en hüzünlü anılarım 
en neşeli zamanlarımdın
biranda bittin 
eridin içimde
yazın öğle sıcağındaki dondurma gibi
üzülmedim
üzülemedim


geceydi
elini tuttum sarılıp öptüm 
her zaman ki gibiydi
yürüdük çay içtik
her zaman ki gibiydi
karanlık basmıştı etrafımızı
parlıyordun karşımda
gece saçların artık 
kızıldı
kısaydı
yüzün buruktu
gözlerin dalgındı
her zaman ki gibiydin
neşeliydim
öykü anlattım
her zaman ki gibiydim

yürüdük yol boyu 
gece daha bi geceydi
karanlık daha dipti
ellerin daha ürkekti
gözlerin daha dalgındı
ben daha da karamsarlaştım
artık hiç bir şey
her zaman ki gibi değildi

biranda bittin içimde
sarıldım arkamı döndüm
yürüdüm
aşık olduğum kadın değildin sanki
ardıma bakmadım
düşündüm ama istemedim
garip geldi ilk 20-30 adım
ama anladım 
sen de artık herkes gibisin

15 Eylül 2014 Pazartesi

azizim

Endişe ediyorum azizim
endişe ediyorum
hayata dair endişe ediyorum
sana dair endişelerim var 
daha çok bana dair endişelerim
geleceğe dair endişe ediyorum azizim
birleşmemiz endişeye sebebiyet
ayrılmamız endişeye sebebiyet
endişe ediyorum azizim 
endişe ediyorum 
bize karşı olan her şeyden 
endişe ediyorum

13 Eylül 2014 Cumartesi

beri gelsen

yanında olmak varken 
sürekli senden konuşmak
ne kadar ağırdır
yakınken uzak kalmak


Benim misin

"Benim misin?"

diplerde dolanmaktan alıkoyamıyorum kendimi
seni istemekle aklımı kaçırdım
deliler bayramına iki kişilik bilet buldum
benimle gelir misin
gidişini izlemek yeterince üzücüydü
yine döner misin

"benim misin?" der misin