9 Ocak 2013 Çarşamba

sustuk

"intihar kendini ifade etmenin en güzel adı" dedi
uzun uzun sustuk

15 Aralık 2012 Cumartesi

kötü son hepsi bu

aşkına da meşkine de
dur dur güzel başladın söze
zira güzel başlangıçları severim
hadi o vakit
aşka meşke içelim
kaldır kadehini

-sana bakmanın şerefine-

28 Kasım 2012 Çarşamba

kundurasi boyali yarim

kundurasi boyali yarim
bayirdan asagi bosa tak aksin
aksin küçüle küçüle sesin solugun

tirnagi ojeli yarim
ikisini boyayip uçünü unutmayì oynayan yarim
uzat saçlarini aksin sirtina dogru dagin
aman ha
tokalari rengarenk yarim
çekme sürmeyi
zira kararmasin gözlerin

artik uniforma giymeyecek çocuklar
antimilitarist yarim

-buralar epey soguk-

-soba gibi mevsimlik olmasin sicakligimiz-

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Kapatmalıyım

soluksuz ve çok ince konuşuyordu. sesi o kadar içten ve sıcak geliyordu ki adı Ayla imiş.


-İyi günler. Ayla ben biraz vaktiniz varsa  sizi ... bankamızın çok avantajlı kredi kartı hakkında 
bilgilendirmek istiyordum.
-Buyrun.
-Güneş bey


o kadar etkileyici bir ses nasıl olur arkadaş. sakin ol Yüksel belli etme
sonra kendini kötü hissetmesini istemezsin dimi.


-Size güneş Bey mi desem Yüksel Bey mi?
-Önemli değil ikisi de benim sonuçta
-Peki.


sen hep konuş Ayla susma şuan iliklerime kadar sarsılıyorum sesinin her tınısında


-Yüksel Bey bilmem ne kartımızla yapacağınız her alışverişte isterseniz ayakkabı bağcığı alın 13 taksit yapabiliyorsunuz. Her alışverişte ekstra yüzde sıfır nokta bilmem kaç sıfır 5 puan birikiyor.Bu puanlarınızla at yarışı bile oynayabilirsiniz.


ses çıkarma Güneş ses kaydı yapılıyordur şimdi çok ukala ve bilmiş görünme. az bekle nasılsa birşeyler soracak işte o zaman kapatalım artık daha fazla sürdürmeyelim artık birbirimize göre değiliz dersin. 


-Yüksel Bey size herhangi bir güvenlik sorusu sorarak yormayacağım. siz bu kartı almayı onayladıktan sonra en geç bir buçuk hafta içinde kapınızda olacak. onaylıyor musunuz efendim?
-bana sadece Güneş yada Yüksel de efendime beye gerek yok.
-peki Yüksel.


sen hep Yüksel de. Bana bak hikaye anlat, çay demle bana. elini tutmamı iste benden


-Aylacım ben kredi kartı kullanmıyorum ve kullanmayı düşünmüyorum.
-Efendim bana Ayla Hanım demenizi tercih ederim.


yapma Ayla şuan beni darma dağın ettin. yatakları ayırdın. yastıksız salona gönderdin. evden kovup ayakkabılarımı merdivenden aşağı fırlattın. 


-herhangi bir banka kartı kullanmak istemiyorum.
-Galip Bey bu kartla alışveriş yaptığınızda dilerseniz 3 ay 2 hafta sonra ödemeye başlayabilirsiniz.
-tamam seni de anlıyorum Gözdecim bu senin görevin. birilerinin bunu yapması lazım. Bindiğimiz otobüs şöförü bizi sallamıyor biz selam versekte. kapı komşumuzla asansörde karşılaşınca elimiz ayağımız dolanıyor birbirine. yokluktan aynı gömleği farklı günlerde 3 kişi de giyiyoruz tamam.
-Anlamadım efendim.
-3 ay 3 hafta diyordunuz.
-evet Yüksel Bey. 3 ay 2 hafta
-Yüksel
-pardon yüksel bey
-...
-...


ama olmuyor artık Ayşe hem beni evden kovdun hem de hala konuşuyorsun kaçak dövüşmek bu. ama dur demlemediğin çayın hesabını vereceksin kadın.


-Biri arıyor kapatmalıyım.


tamam yok öyle birşey de napayım ödetmem lazım bir şekilde.


-Yekta bey daha giyimdeki avantajlarından bahsetmedim ki
-Arzu ben giyim alışverişi yapmıyorum
-nasıl yapmıyorsunuz efendim.
-be çıplak dolaşmayı seviyorum
-..
hadi öptüm byy Avşarcım.

26 Temmuz 2012 Perşembe

herşey sermaye için

-herşey sermaye için sevgilim-




seni öpünce
 sokaklar insanlarla dolar
pankartlar renkli meşaleler 
herkesin elinde
ortalık mahşer kalabalığına denk olur
valilik şaşkınlıktan küçük dilini yutar
hemen bir olağan üstü hal ilanı
her tarafta polisler
panzerler su sıkıyor havaya doğru
kalabalık serinlesin diye
polisler deodorant sıkıyor kalabalığa doğru
terden kimse etkilenmesin diye


hava kuvvetleri jetlerle
kalabalığın üstüne
renkli kağıtlar dağıtır
konfetiler fenerler bırakır
jetlerin arkasından çıkan dumanla
barış işareti yaparlar


başbakanlık hemen yola 
yemek yapılan bir yer kurdurur
kimse acıkmasın diye
kimse aç kalmasın diye
kara yolları yolları trafiğe kapatır


camilerin hoparlörlerinde 
şarkılar çalar
imamlar minarelere çıkıp düet yaparlar




karnaval olur Rio'yu aratmayan
dans eden kadın ve erkekler
renk renk boyalarla yüzlerini boyamış insanlar
çekirdekçiler çekirdeği yarı fiyatına satar
biralar buz gibi dağıtılır hemde beleş


evet sevgilim sen beni öpersen
dünya güzelleşecek
biz güzelleşecez




-herşey sermaye için sevgilim-

30 Haziran 2012 Cumartesi

sen de haklısın

-kendini eğlenceli mi sanıyorsun?
+hayır
-bu dünyada en çok acı çeken sensin gibi davranmayı kes
+ama neyse boş ver


illa ellerini açıp ta mı dilemek gerekiyor
aklından geçirince olmuyor mu
büyüksün büyük olmasına da 
sanki biraz pervasızsın 
oldukça eğleniyor gibisin de
eğlenmek tabi ki güzel 
hakkın da
ne de olsa yalnızsın
hep yalnızlığını dile getirip duruyorsun
tekim tek deyip
anlamadım
insanları yalnızlığı mı özendiriyorsun
hem yalnızım deyip hem insanlarla eğlenmek
sanırım biraz da şımarıksın


evet var bolca acı hayata serpiştirdiğin
biraz sadistlik var sende
acı çekenlerden hoşlanıyorsun


-illa Mecnun mu olmak gerekiyor sana yaranmak için-

19 Haziran 2012 Salı

kedi ölmüş

bir çay içelim dediğim için olmadı
evet evet haklısın
çay daha çok 
başarısız bir erkeği anlatıyor sanki
beceriksiz
avare
oysa ki bir kahve deseydim
belki şansım artardı
kahve
beyaz
porselen
asil 
evet evet
kahve daha iyi olurdu


-beni aldatma-


ilginçlik olsun diye mi
uzun uzun kafiyesiz
yazışlar
kim bilir belkide
"Yunus" gibi büyük bir şair olmak zor
herkesin bir derdi var 
bi dertli biz değiliz
kül kül her taraf
rüzgarlara karış
ince ince pusular
yol boyu engebeler


-beni söyletme-


güneş doğdu 
güneş battı
mahallenin kedileri görmüş
onlar biliyor 
bi boka benzemedi tüm yaptıklarımız
sele tutuldu
çıkmaz sokakta kaldık
duvarın üstünden atlamak zor geldi bize
belki de sana
evet evet 
sana


-kedi ölmüş-

18 Mayıs 2012 Cuma

gri bataniyeyi unutma

yağmur yağıyordu bir çift şarmaş dolaş


"şşşıt sen, gel bakim buraya"


"efendim"


"adın ne?"


"bahadır"

"ateşin var mı? sigara versene bir tane
hangi sigarayı içiyorsun"


"camel soft"


"iyi iyi ver bi tane
adım ne demiştin, ha ha hatırladım sefer"


"yok abi baha.."


"adın sefer sefer , al şu kalemi bir gün yağmur yağınca bir yerde bir çifte bakan bir genç görürsen ona ver ve onun adı sefer olsun, benim de başka bir adım vardı şimdi hatırlamıyorum. Şimdi ki adım sefer"


gitti mal gibi kaldım ortada. Kimse de sen de bi siktir git demedi. Gitmedim yalı kazığı gibi dikildim. Gerçi o kadar uzun boyum yok ama olsun deyim gereği.


bazen hayaller insanı yorar. Öyle bi yorar ki.
bir sevgilim vardı -eskilerden eskilerden- iki kez görüşmüştük daha. Gitti hiç birşey demeden.
hani açıklama falan.. Iıı-ıh yok açıklama "siktir git" dercesine bir bırakış.
hayaller diyorduk; fazla dolanmamalı içlerinde en tatlı yerinde bırakmalı daha ayrıntıya inmemek gerekir.


"bu koltuğa iyi bak, kırmızı olana. Bu koltuğu unutma. Birde bu battaniyeyi gri olanı."


"tamam."



13 Mayıs 2012 Pazar

gün olur

ne güzel görünüyor
bahçelerdeki limon ağaçları
dalları sarkmış 
zaman 
güneşin aşıkları altına uzanmış
ay
göğe asılmış 
güneşin yorulmasını beklemekte




bahar bitmeye meyilli
yazlar çok yakın..

8 Mayıs 2012 Salı

manda tersi

şanslı çocuklardı mutsuzluğu hiç tatmamış olanlar
mutluluk içinde yaşayanla
mutsuzluk içinde yaşayanın
değerleri de farklı olur
nietzsche öldü
aslında
nietzsche hiç doğmamıştı


şişmanlarlar güleç çocuklar
ne Ekimler atlatırlar
bakış açısına göre Kasım olan


saat 4 olmuş
sabah mı gece mi anlamadım